Dostluk Taşı

🎧 Sesli Okuma

Dostluk Taşı

Bir varmış bir yokmuş… Uzak mı uzak, yeşil mi yeşil bir köyde Keloğlan yaşarmış. Keloğlanın başı kelmiş ama yüreği sıcacıkmış. Annesiyle küçük bir evde oturur, her sabah kapının önünü süpürür, kedilere süt verirmiş.

Bir gün Keloğlan, annesine: “Anneciğim, bugün sana güzel bir şey getireceğim!” demiş. Annesi gülümsemiş: “Olur evladım, ama önce kahvaltını yap,” demiş.

Keloğlan kahvaltısını bitirmiş, heybesini almış ve ormana doğru yürümüş. Orman mis gibi kokuyormuş. Kuşlar “cik cik” diye ötüyor, rüzgâr yaprakları “hışır hışır” sallıyormuş.

Derken Keloğlan bir ağacın altında minicik bir kaplumbağa görmüş. Kaplumbağa telaşlı telaşlı: “Yardım eder misin? Yuvama gidecektim ama yolumu kaybettim,” demiş.

Keloğlan hemen çömelmiş: “Tabii ki ederim! Sakın korkma,” demiş. Kaplumbağayı avucuna nazikçe almış. “Yuvan nerede?” diye sormuş. Kaplumbağa, “Şu büyük mantarın yanında,” demiş.

Keloğlan mantarı ararken, çalıların arasından bir tavşan çıkmış: “Ben de havucumu kaybettim,” demiş. Ardından bir sincap gelmiş: “Fındıklarım yuvarlandı gitti,” demiş.

Keloğlan başını kaşımış: “Bugün herkesin bir derdi var. O zaman birlikte çözebiliriz!” demiş.

Önce kaplumbağayı mantarın yanına götürmüş. Kaplumbağa sevinçle: “Yaşasın! Yuvam!” demiş. Sonra tavşanın havucunu bulmuşlar; meğer yaprakların altına saklanmış. Tavşan zıp zıp zıplamış: “Teşekkür ederim!” demiş.

Sincabın fındıkları da küçük bir çukurun içine düşmüş. Keloğlan çukuru kapatmadan fındıkları toplamış. Sincap: “Sen çok dikkatli ve iyisin,” demiş.

Tam o sırada gökyüzü biraz kararmış. Minik bir yağmur başlamış. Hayvanlar telaşlanmış: “Islanacağız!” demişler.

Keloğlan gülmüş: “Panik yok! Büyük yapraklar şemsiye olur,” demiş. Büyük yaprakları toplamış, hayvanların üstüne tutmuş. Hep birlikte şarkı söyleyerek yürümüşler: “Yağmur yağsa da, neşemiz var da!”

Ormandan çıkınca yağmur durmuş, güneş “pırıl pırıl” parlamış. Kaplumbağa Keloğlanın eline küçücük bir parlak taş bırakmış: “Bu bir dostluk taşı. İyilik yapanın yolu aydınlık olur,” demiş.

Keloğlan taşı heybesine koymuş ve eve dönmüş. Annesine sarılmış: “Anneciğim, bugün çok arkadaş edindim. Üstelik iyilik yaptım,” demiş.

Annesi onu öpmüş: “Aferin evladım. İyilik en güzel hediyedir,” demiş.

Keloğlan o günden sonra her gün birine yardım etmeye çalışmış. Çünkü bilirmiş: Paylaşınca mutluluk büyür, dostluk çoğalır.

Gökten üç elma düşmüş: Biri anlatana, biri dinleyene, biri de iyilik yapmayı sevene! 🍎🍎🍎

Keloğlan Masalları 👁️ 23 🗓️ 28.01.2026
💬 Yorumlar 0 yorum

İlk yorumu sen yaz 🙂

Yorum bırak
Nazik olalım ✨