Minik Bulut Mavi ve Kayıp Gülüşler

🎧 Sesli Okuma

Minik Bulut Mavi ve Kayıp Gülüşler

Bir varmış bir yokmuş… Gökyüzünde, pamuk şeker gibi yumuşacık bulutların arasında, Minik Bulut Mavi yaşarmış. Mavi, diğer bulutlar gibi bembeyaz değilmiş; sanki içine birazcık gökyüzü rengi karışmış. Bu yüzden herkes onu uzaktan bile tanırmış.

Mavi’nin en sevdiği şey, aşağıdaki şehre bakıp çocukların kahkahalarını dinlemekmiş. Kahkaha sesleri gelince, Mavi hafif hafif zıplar, “Pof pof!” diye sevinçle kabarırmış. Ama bir sabah, garip bir şey olmuş. Şehirden kahkaha sesi gelmiyormuş. Ne şen bir “hihi” ne de kocaman bir “haha” duyuluyormuş.

Minik Bulut Mavi endişelenmiş. “Acaba çocukların gülüşleri kayıp mı oldu?” diye düşünmüş. Hemen en yakın arkadaşının yanına uçmuş: Rüzgâr Fıs Fıs.

“Fıs Fıs,” demiş Mavi, “aşağıdan hiç kahkaha gelmiyor. Gülüşler nereye gitti?”

Rüzgâr Fıs Fıs “fısss” diye esmiş, sonra yumuşak bir sesle konuşmuş: “Belki de Gülüş Torbası dolmuştur. Onu kontrol etmeliyiz.”

Gülüş Torbası, gökyüzünün bir köşesinde duran görünmez bir torbaymış. Çocuklar güldükçe, gülüşler minicik ışık topları olur, torbaya dolarmış. Torba çok dolarsa, gülüşler sıkışır, aşağıya inemezmiş. Mavi ve Fıs Fıs, torbanın olduğu yere birlikte uçmuşlar.

Torbanın yanında Uykucu Yıldız Pıtır varmış. Pıtır biraz esner, biraz göz kırparmış. Mavi usulca sormuş:

“Pıtır, Gülüş Torbası’nda sorun var mı?”

Pıtır “pıt pıt” diye parlamış: “Evet… Torbanın ağzı düğüm olmuş. Gülüşler çıkamıyor. Düğümü çözmek için üç küçük şey gerek.”

Mavi heyecanlanmış: “Üç küçük şey mi? Neler?” Pıtır saymaya başlamış:

Birincisi: Bir minik ‘teşekkür’ sözü.
İkincisi: Bir paylaşma hareketi.
Üçüncüsü: Kocaman bir sarılma.

“Ama bunları kim yapacak?” diye sormuş Mavi. Pıtır, aşağıdaki şehri işaret etmiş: “Çocuklar yaparsa düğüm çözülür. Sen de onlara hatırlatabilirsin.”

Minik Bulut Mavi hemen şehrin üstüne uçmuş. Pof pof kabarıp yumuşacık bir yağmur serpiştirmiş. Ama bu yağmur ıslatmıyormuş; sadece parlak damlacıklar gibi görünüyormuş. Damlacıklar çocukların yanına düşmüş ve fısıldamış:

“Teşekkür et… Paylaş… Sarıl…”

O sırada parkta küçük bir çocuk, topunu yere düşürmüş. Yanındaki arkadaşı topu alıp uzatmış. “Al,” demiş. Topunu alan çocuk gülümsemiş: “Teşekkür ederim!

Bir başka yerde, iki kardeş aynı kitabı istiyormuş. Önce kaşlar çatılmış. Sonra büyük olan, kitabı ortadan tutup “Beraber bakalım mı?” demiş. İkisi de sayfaları birlikte çevirmiş. Bu bir paylaşmaymış.

Ve sonra… Minik bir çocuk annesine koşmuş. “Bugün biraz üzgündüm,” demiş. Annesi onu kollarına almış. Sıcacık bir sarılma olmuş. Sarılma olunca, gökyüzünde bir “çıt!” sesi duyulmuş; sanki görünmez bir düğüm çözülmüş!

Minik Bulut Mavi hemen torbaya bakmış. Gülüş Torbası’nın ağzı açılmış, içinden ışıl ışıl gülüş topları gökyüzüne uçmuş, sonra usul usul şehre geri inmiş. Bir anda her yer kahkaha dolmuş: “Hihihihi!” “Hahahaha!”

Rüzgâr Fıs Fıs sevinçle dönmüş, Uykucu Yıldız Pıtır pıt pıt parlamış. Minik Bulut Mavi de mutluluktan “Pof pof!” diye kabarmış. Aşağıdaki çocuklar gülerken, Mavi şunu anlamış:

Gülüşler bazen saklansa bile, teşekkür, paylaşma ve sarılma onları yeniden buldururmuş.

Gökten üç elma düşmüş: Biri gülene, biri paylaşana, biri de sarılana… 🍎🍎🍎

Çocuk Masalları 👁️ 21 🗓️ 23.01.2026
💬 Yorumlar 0 yorum

İlk yorumu sen yaz 🙂

Yorum bırak
Nazik olalım ✨